Sitemize eklenmesini istediginiz bölüm, kategori veya kaldirilmasini istediginiz kisimlari yada yapilmasini istediginiz herhangi bir istegi lütfen iletisim bölümünden bize bildiriniz. Her ne amaçla olursa olsun fikirlerinize ihtiyacimiz var. Fikir olmayip farkli konularda (yardim, istek, sikayet) da bizimle iletisime geçiniz lütfen. Hertürlü elestiri ve yorumlarinizi bikmadan usanmadan bekliyoruz. Baska isimiz gücümüz yok:). Any Questions? please use "contact" link to send us e-mail. Batman team








Bu yazi arke9 tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

Michael Hoffman’in yönetmenligini ve senaristligini yaptigi filmde ünlü Rus yazar Tolstoy'un hayati anlatiliyor. Jay Parini'nin yazdigi kitaptan uyarlanan film, kitapta ki 6 farkli karakterden biri olan Valentin'in bakisindan anlatiliyor. Tolstoy'un hayatina asistani olarak giren Valentin, Tolstoy'un fikirlerine inanip, müthis bir saygi gösterse de; Tolstoy'un esi Sofya'ya da hak vermekten geri duramiyordu. Sofya digerlerinin aksine kocasini bir ilah gibi görmüyordu. Esinin fikirlerine saygi duysa da çocuklarinin mirasinin dagitilmasini istemiyordu. Bunun için kocasina fazlaca muhalefet yapti. Fakat basarili olamadi. Tolstoy tüm mirasini dagitti ve karisinin muhalefetinden uzaklasmak istedi. Bunun için bir gece yarisi kizi Sasha ve yakin arkadasi Vladimir Chertkov ile yolculuga çikti. Fakat artik yaslanmis olan Tolstoy, kötü yolculuk kosullarina daha fazla dayanamadi ve hastalandi. Hastaligi iyice agirlasinca bir tren istasyonunda durdular. Bunu duyan insanlar bu tren istasyonuna akin ettiler. Tabi ki kocasini delicesine seven Sofya da bunu ögrendiginde hemen kocasinin yanina gitti. Ilk önceleri Tolstoy ile görüsmesine izin verilmedi. Fakat ölüme iyice yaklasan Tolstoy karisini sayiklamaya basladiginda görüsmesine izin verdiler. Sonrasinda Tolstoy esinin kollarinda hayata gözlerini yumdu.

Filmde Valentin rolünde James McAvoy oynuyor. Tolstoy rolünü Christopher Plummer,Sofya rolünü ise oscarli oyuncu Helen Mirren canlandiriyor. Bunun disinda Tolstoyun kizini James McAvoy'un esi Anne Marie Duff oynuyor.

Bir biyografi filmine göre oldukça basarili buldugum filmi umarim siz de begenirsiniz.
Bu yazi calemityjane tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

Yönetmen : Hüdaverdi Yavuz
Yapim Yili : 2010
Senaryo : Burak Tarik
Yapimci : M.Yusuf Kulaksiz
Süre : 1s. 40 dk.
Tür : Dram, Komedi
Resmi sitesi
Bu yazi ciftnoloji tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

Bu yazi mesru tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
Tüyleri kesinlikle ürperten, insani etkileme unsurunun haf sahada oldugu, Kolombiya yapimi bir mafya filmi. Yer alti dünyasinda zerre kadar acima duygusunun olmadigini gözler önüne serecek. Paranin egemenliginin ve insani duygularini nasil körelttigini, bunlarin dogal karsilandigi ve büyünün hala var olduguna inanan, insanlari gözler önüne serecek bir yapit. Silahlarin, insanlardan daha çok konustugu bir diyar. Film, bu kadar da olmaz! , hayir! diyebileceginiz sahnelerle dolu.

Bu yazi fretless guitar tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
emrah kolukisa
nejat birecik
sümer tilmaç
gülçin santircioglu
Bu yazi AsetilCoa tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

Film 2009 yilinda hayatini kaybeden Fransiz yazar Thierry Jonquet'in "Tarantula" adli romanindan esinlenerek sinemaya uyarlanacak.Trafik kazasinda karisini kaybeden bir plastik cerrahin saplantilarini ve hücrelerle ilgili yaptigi arastirmalar sayesinde yarattigi yeni insan derisini konu aliyor.
Filmin çekimleri yakin zamanda Ispanya'da baslayacak ve 2011'de vizyona girmesi planlaniyor.
Bu yazi AsetilCoa tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.


Filme gelirsek... 2.Dünya Savasi zamanlari-Italya'dayiz. Guido bir resturantta garson olarak çalisan hiperaktif, eglenceli, sevgi dolu ve komik birisidir. Bir gün sans eseri hayatinin kadiniyla karsilasir. O gün ona asik olur ve sürekli onu tavlamaya çalisir. Nitekim de basarir. Çok geçmeden evlenip bir çocuk sahibi olurlar. Birlikte güzel bir 5-6 yil geçiren aile, apar topar toplama kampina götürülür. Guido'nun artik yapmasi gereken tek bir sey vardir: Oglu Joshua'nin bu yerin gerçek yüzünü ögrenmemesini saglamak... Bundan sonra oglu için komik ve zekice oldugu kadar dramatik bir oyun olusturmaya baslar.
Hayat Güzeldir'in en önemli özelligi isminden de anlasilacagi üzere "ne olursa olsun umudun yitirilmemesi gerektigini" sade, komik ve son bir saate dogru dramatik bir dille vermeyi basarmasinda yatiyor. Kahramanimiz Guido, oglu için herseyi yapmaya hazir bir babadir. Toplama kampina götürüldügünde bile metanetini korur, ümitsizlige düsmez. Her daim oglunu ve "prenses"ini (esi) düsünür durur. Kampin zor, çirkin yüzü, ölüm ve iskence dolu tarafi, onun bu özelligini kaybettiremez. Nitekim burada daha da güçlenir. Etrafinda yasanan ölümler, görmedigi ama duydugu gaz odalari, firinlar vs tabiki onu her yönden etkiliyor ama amacina odaklanmasi ve çocugunun öldürülmesini engellemesi gerekiyor.

En etkileyici sekanslarindan birisi, Alman komutanin kurallari açiklarken Guido'nun bunu kendince tercüme etmesi (burada komutanin söylediklerini Italyanca'ya "oyun"un kurallara olarak tercüme eder ve böylelikle çocugunun durumun farkina varmasini engeller)... Etkileyici plan, sekans ve diyaloglarla dolu sicak bir "aile" filmi. Arkaplanina 2.dünya savasini almis olsa da film, aslen bir ailenin filmi. Güçlü kisilikli, umut dolu, sevgi dolu bir babanin filmi.
Savas karsiti bir film olmasi, klasiklesmesindeki etkenlerden bir tanesi. Ilerleyen yillarda degerinin daha çok bilinecegini düsünüyorum. Film, 2.dünya savasi-Yahudi Katliami'nin yapildigi dönemde geçiyor ama siyasi seyler söyleyip hikayeyi bozmak yerine sadece olaylari "göstermeyi" uygun görüyor Benigni. Toplama kampina vardigimizda filmin eksen degistirip Anti-Alman ve Anti-Nazi tavrini kusanacagini, Hitler'e vs sövecegini düsünmüstüm. Fakat toplama kampina ulastigimizda bile film, çizgisini koruyor ve savas karsiti bir film de olsa Almanya-Hitler-Nazi üzerine nefret dolu seyler söylemiyor. Bunu bir Spielberg'ün "Schindler'in Listesi" gibi ele almiyor. Dedigim gibi, bu "Nazi üzerine çekilmis bir film" degil veya tam bir savas filmi de degil. Bu bir aile filmi. Bir babanin filmi. 2.dünya savas, burada savas karsitligini göstermek için eklenmis hikayeye.

Oyunculuklara ve tekniksel yönüne gelirsek... Roberto Benigni zor bir rolün altindan basariyla kalkiyor. Filmin baslangicindan sonuna dek çizgisinden disari çikmiyor ve ortaya enfes bir oyunculuk çikariyor. Buna toplama kampindaki oyunculugu en büyük kanit olarak gösterilebilinir. Guido'nun oglu Joshua rolünde 5 yasindaki Giustino Durano, yasina göre gerçekten iyi bir performans sergiliyor. Bu açidan onu filme hazirlayanlari ve en önemlisi yönetmen-senarist Roberto Benigni'yi kutlamak gerek. Guido'nun esi rolündeki Nicoletta Braschi, hikaye toplama kampina kaydiginda çok fazla görünmüyor. Lakin ilk bölümdeki performansi iyiydi. Genel olarak oyunculuklar iyiydi. Bunun disinda filmin görüntü yönetmenligi, sanat yönetmenliginden de iyi isler çikmis. Müziklerin Oscar'la ödüllendirildigini tekrar hatirlatmak isterim. Soundtrackleri basariliydi.
Film Akademi'ye hem "Yabanci Dilde En Iyi Film" hem de "En Iyi Film" kategorilerinde aday olmayi basarmis sayili filmlerden bir tanesi. Senaryo, kurgu ve yönetmenlik de aday oldugu diger dallar.
Bir de Edward Norton meselesine deginmek isterim. Benigni ne kadar büyük bir performans sergilese de Norton'un ödülü daha çok hakkettigini düsünüyorum. Eminim o zamanlarda çogu kisi ödülü Norton'un alacagini düsünmüstür. Aslinda yanlis bir kisiye gitmedi ödül. Iki kisi de ödülü hakkediyordu ama gönül, Norton'dan yanaydi.
Yaziyi toparlarsak... "Hayat Güzeldir" basarili yönetmenlikli, oyunculuklu, sicak bir aile ve hayat filmi. "Ne olursa olsun, neler yasarsak yasayalim umudumuzu ve hayata olan inancimizi yitirmeyelim" gibi güzel bir mesaji herhalde en zor, en aci dönemlerden bir tanesinde basarili bir sekilde vermeyi basariyor Benigni. Izlenmesi gereken modern klasiklerden bir tanesi.

Bu yazi inception tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.

Filmin resmi fragminini buradan izleyebilir ayrica Pirahna 3D Türkçe Fan Sitesi'nden filmle ilgili tüm detaylara ulasabilirsiniz.
Film ayrica cürretkar sahneleriyle de dikkat çekecege benziyor.

ilgili yazilar
Bu yazi erayalakese tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.
Ayni film, farkli ülkeler, farkli tasarimcilar.
Iste Star Wars Afisleri:








Bu yazi AsetilCoa tarafindan sinepil.org adresli sitede yayimlanmak üzere yazilmistir. Kaynak gösterilmeksizin kopyalanamaz.